17 Ekim 2018 Çarşamba

Eleştirel gençler, Teknoloji, Türkiye, Kriz


Erdoğan' ın, ODTÜ' de ki mezuniyet töreninde kendini eleştirdiği için hapse atılan öğrencilerle yapacağı görüşmeyi merakla bekliyordum. Eleştirenler olmuştur elbette. Ben süreci sevindirici bulup, zararın neresinden dönülürse kardır diyenlerdenim.

Bugün Sözcü' deki  yazıyı görür görmez tıkladım.

Çarpıcı olan neydi biliyor musunuz ?
Tutuklanan öğrencilerden birinin "Savunma Sanayi ile ilgili ödüllü bir projesi" olması,
Gençlere yerli cep telefonu hediye edilmesi,

İnternet' te yer alan "Buluş nedir, Nasıl Yapılır?" konulu makalenin bir paragrafında diyor ki ;

Bilineni ya da bilindiği sanılanı yıkmaya cesaretli olmak: Theodor Adorno’ya göre, “Bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar.” Yani, bilim insanı bir bakıma bilinen ya da bilindiği sanılan bilimsel kurallara, kanunlara veya fikirlere körü körüne inanmaz; onları her fırsatta eleştirir ve sorgular. Hatta eğer zayıflıklarını bulabilirse onları yıkmaya taliptir. Albert Einstein’ın dediği gibi “Dünya bizim düşüncemizin bir ürünüdür, bu yüzden düşüncemizi değiştirmeden dünyayı değiştiremeyiz.”

Geçenlerde özel sektörde yıllardır üretim yapmak için inat eden, türlü, türlü krizlerle mücadele etmiş bir işadamı tanıdığım, "bu kriz diğerlerine benzemiyor" demişti.

Çünkü bu kriz, aynıların, eski teknolojilerin, yetişkinlerin gerçekleri görememesinin sebep olduğu bir kriz.

O öğrencinin çevresinde, yaptığı eleştiriden değil, aldığı ödülden dolayı sarayda olmasını sağlayacak bakış açısında yetişkinler olduğumuzda Türkiye her 10 yılda bir krizlerle mücadele etmekten kurtulacak belki de....

Umarım o gençler, yaşadıkları sevimsiz süreç yüzünden eleştirel düşünmeyi unutmazlar.
Bu Türkiye için kaybedilen bir ödül, belki de teknolojik bir fırsatın kaybı olabilir.

Keşke toplantı basına açık olarak gerçekleşseydi.

Merak ettiklerim mi ?
Bu deneyimden sonra bilime bakış açınız değişti mi ?
Gelecekle ilgili planlarınız nedir ?
Türkiye' de kalmayı düşünüyor musunuz ?
Bilimsel çalışmalara devam edecek misiniz ?
Bu toplantı, görüşme hukuka taşınmadan da gençlerle konuşularak saygı, sevgi meselesi çözülemez miydi ?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder