Küçüklüğümden beri puzzle yapmayı seviyorum.
O karmaşa içinde bir şeyler bulmayı, sabırla gruplandırmayı...
Hele uzun süre arayıp da bulamadığım yada bir yerlere monte etmeye çalışıp da monte edemediğim parçanın yerini bulduğum andaki ruh hali var ya en çok o anı seviyorum.
Bana göre puzzle yapmak sabır, analiz yeteneği, vazgeçmemek, inatçılık, karmaşa içinde kaybolmadan yolunda ilerleme ve bir bütünü oluşturabilme konusunda yardımcı oluyor insana. Hiçbir şeye yaramayacakmış gibi görünen karmaşadan bir bütün, bir görsellik, bir güzellik oluşturabilmek bir anlamda.
Bu bakış açısını edindiğimden beri düzene takıklığım, dağınıklığa bakış açım ve çocuklara toleransım arttı. Geçen gün çalışırken masamın üzerindeki dağınıklığı görünce kendi kendime gülüp, çocuklara kötü örnek olabilecek görüntüler kapsamına alınabilecek bu anı resmettim.
Bu dağınıklık ortamında, puzzle misali, çekmecelerden, oradan buradan bulduğum 10 - 15 yılın birikimi, çeyizlik danteller, Türkiye' nin bilmem hangi kumsalından toplanmış midyeler, iş yerinden getirilmiş talaş parçaları, boyalar, cam kırıkları, evimizin yapımında kullanılan atıl fayansları kullanıp bu eseri ortaya çıkardım.
Sanatçı müsveddesi olarak kendimi biraz aşama kaydetmiş farz edebilirim, zira bu ürün bakınca anlamsız görünen bir ürün yaratma aşamasına geldiğimin en güzel göstergesi :)
Kızımın sanata yönelmesi ile bu tarz eserlere bakış açımda değişti. Sanatı yorumlayabilmekte bir bakış açısı, alışkanlık aslında. Pek çoğumuza anlamsız gelen eserler, sanatçısı için çok şey ifade ediyor ve o esere sanatçının objektifinden baktığınızda, daha anlamlı ve daha değerli olduğunu fark edip, daha fazla sevebiliyor insan.
Bu eser benim için Türkiye' nin zenginliklerini, çocuklarımıza bırakabileceğimiz güzelliklerin, kaynakların bir harmanını ifade ediyor.
Hiç kimsenin aklına gelmediğine eminim :)
Turizm, metal, plastik, cam, boya ve kimya,el sanatları, tekstil, porselen vb. yer altı kaynakları ve bunların hepsinin temelinde yatan eğitimli, insan gücü.
Bugün sabah seçim sonrası ilk kez çalışmak için odaya girdiğimde bu tablo ile seçim sonuçlarını özdeşleştirdim birden.
Seçim sonuçlarına baktığımda bu ülkede yaşayan herkes için o kadar güzel bir tablo ve gelecek imkanı sergilendiğini kaçınızın fark ettiğini bilemiyorum ama Türkiye' de kalıcı ve geliştirici çalışmalar yapmak için önümüzde yeni bir yol açıldı.
Beğenirsiniz, beğenmezsiniz AKP, Türkiye' nin aşama kaydetmesinde önemli yol aldı.
Ancak kendilerininde fark ettiği gibi bu kadar uzun zaman zarfında aynılaşma, tekrar başladı.
Tek bakış açısı ile ülkeyi yönetmek kolaydır ama kontrol mekanizmalarını zayıflatır bu yöntem. Yönetenleri ve yönetilenleri fark etmeden, kötü niyet olmasa bile rehavete sürükler.
Şu anki tabloda kaybeden yok. CHP uzun süredir istediği yönetimde daha fazla söz sahibi olma imkanına kavuştu, AKP nerede ise 20 yılda kurduğu sistemin ne derece sağlıklı bir sistem olduğunu sorgulama imkanı edindi, MHP ve İP rekabete, kendi içinde bölünmelere rağmen ayakta kalabileceklerini ispatladı, HDP ise daha yapıcı, siyasi çözümlere yönelme konusunda tabanından geri bildirim kazandı.
Gelecek 4.5 yılda belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve hükümet arasında daha verimli, daha hesap verebilir bir sistem olup olmadığını görecek, istenirse, tespit edilen eksiklikler düzeltilerek daha sağlam, vatandaşın ve Türkiye' nin faydasına odaklı daha etkili çalışmalar yapılabilecektir.
Şu an belediyeler, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyeleri ise bir üst yönetim birimine hesap verme sorumluluğunu daha fazla omuzlarında hissedecek. Bu da ülke olarak finans, kaynakların verimli kullanımı vb. konularda uzun vadeli fayda sağlayabilecek.
Beka sorunu üzerinde çalışılacak anlayacağınız.
Günümüzde kalıcı olmak için gerekli en önemli kavramlardan biri finansal kuvvet.
Siz ne düşündünüz bilmem ama bu seçim sonuçları beni heyecanlandırdı, umutlandırdı.
Yetişkinler olarak böbürlenmeyi, zafer sarhoşluğunu, yenilmişlik duygusunu bir kenara bırakıp el, ele verirsek, daha sağlam bir yapılaşma, köklü reformlar yapıp, çalışkanlığımızı gösterecek, geleceğimizin gençlerine hak ettikleri bir Türkiye yaratacak 4,5 yıl var önümüzde.
Her şeyi başarmak için gayet uzun, senkronize ve yükselen bir Türkiye yaratmak için gayet yeterli bir zaman.
Gençlerin oyunu kazanmak için daha iyi şeyler yapabilme fırsatı...
Tabi oluşmasını istediğimiz resmi iyi belirleyip, puzzle' ın parçalarını böbürlenmeden, sıkılmadan, yorulmadan kombinleyip, bütün parçaları yerli yerinde, etkili ve verimli kullanabilirsek.
Hep şunu söylerim, bir çocuğun, bir gencin hedefi belli ise ona ulaşmaması için hiçbir sebep yok.
Aynı şey yetişkinler, ülkeler, siyasiler içinde geçerli...






