10 yıl aradan sonra doğan tekne kazıntısı oğlum, yaptığım her tasarımda, katıldığım kermeste, bedenen ve yorumlarıyla yanımda olmaya devam ediyor. Tekne kazıntılarının kaderi bu sanırım. Kızımı eğitim için yurt dışına gönderdikten sonra zor oldu ama iyi ki seni doğurmuşum diyorum sıksık….
Diğer yandan o da benimle birlikte ticari hayatı dar kapsamda da olsa deneyimleme, yorumlama şansı buluyor.
Bugüne kadar katıldığımız iki kermes sonucu birkaç alanda farkındalıkları arttı ;
* İlk kermes sonrası bizim stantta çok iş yapamazken, yanımıza konumlanmış dondurmacı abinin yaptığı satışlar oldukça dikkatini çekti. Yiyecek satınca daha çok müşteri geliyor, bir sonraki kermeste meyveli yoğurt satalım deyip, eve gelir gelmez farklı meyveli yoğurt alternatifleri üzerine çalışmaya başladı. Türkiye' de gıda sektörünün her zaman iş yapacağını 8' inde kavradı anlayacağınız.
* İkinci kermeste, stantta meyveli yoğurt satmak istediğimizi söyleyince, hijyen ve temizlik konusundaki gereklilikler karşısına çıktı ve bu işin sandığı kadar kolay olmadığını fark edip vazgeçti. Bu sefer rotayı eski kitap ve oyuncaklarına çevirdi.
* Kermes sırasında bir çocuk eski arabalarından birini çok beğenip, yandaki stanttaki annesine göstermek için alınca, bizimkisi hareketlendi, hafif panikle "arabam" feryatları eşliğinde çocuğun peşine takıldı. Neyse ufaklık arabayı annesine gösterdikten sonra döndü ve arabayı yerine bıraktı. Oğlum baya bir rahatladı ve hemen ürün güvenliğini nasıl sağlarım üzerine düşünmeye başladı. Stantta kamera sistemi olmasının iyi olacağı sonucuna ulaştı. Bense böyle bir şeyin çokta gerekli olmadığı, müşterisine güvenmesi gerektiğini hatırlatma gereği hissettim kendimce...

Ebeveyn olarak, her adımında onlarla birlikte ilerliyor, hayatımız boyunca her yaptığımızla olumlu yada olumsuz, farkında olarak yada olmayarak onlara örnek olamaya devam ediyoruz.
Ürünlerim konusundaki fikirleri ise şöyleydi ;
* Bahşiş kutusu olarak işe başladığım tasarımımdaki yorumu oldukça aydınlatıcıydı. "Bahşiş kutusu yapıyorsun ama bahşişleri genelde erkekler veriyor, sen kadınlara göre süslü, püslü şeyler yapıyorsun. Hangi erkek bu kutuya bahşiş atar ki !" Kutuyu o kadar sevdim ki, tasarımı değiştirmek istemedim. Bende bahşiş kutusu fikrinden vazgeçip, rotayı dekoratif objeye çevirdim.
* Kutularımı fazla cici, bicili, hep kadınlara göre buluyor. Genel yorumu "Hiçbir erkek bunlara para vermez, erkeklere göre bir şeyler yapmalısın !" şeklinde. Gerçekten de erkeklere göre hediye alternatifleri bayanlara göre oldukça kısıtlı. Bu aralar bu alanda ne yapabilirimi düşünüyorum. Biraz daha sohbet edip, konuyu detaylandırmasını istemek faydalı olacak gibi duruyor.
Bu alanda her türlü fikre, görüşe açık olduğumuz da ayrıca belirtmek isterim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder